Makaleler

Blockchain Nedir?

2019, Erdemir & Özmen Avukatlık Ortaklığı

Blockchain Nedir?

Özellikle Bitcoin ve Kripto paralar ile adını sıklıkla duymaya başladığımız değişen dünya ve gelişmekte olan teknoloji ile birlikte hayatımıza girmeye başlayan blockchain, kısaca şifrelenmiş işlem takibini sağlayan, merkezileştirilmemiş bir veri kayıt teknolojisidir. Geliştirilmiş olan bu teknolojinin üzerine ise kripto paralar, özellikle bitcoin kurulmuştur.

Blockchain’in hayatımıza girmesi 2008-2009 yılları arasında Satoshi Nakamoto tarafından piyasaya sürülmesi ile gerçekleşmiş olup Tapscott Ceo’su ve yazar Don Tapscott bu yeni teknoloji ve veri kayıt sisteminin dünya ekonomisinde bir devrim yapma niteliğine sahip olduğunu belirtmektedir. Kriptografi ile yakından ilgili olan bu teknoloji, yapılan işlemlerin aynı zamanda hem şeffaf hem güvenilir olması açısından büyük bir yenilik getirmektedir.

Blockchain teknolojisi, bir merkeze bağlı olmaksızın işlemleri gerçekleştirmeyi sağlamakta olup bu açıdan bakıldığında oldukça güvenilir, şeffaf ve hızlı bir hizmet sunmaktadır. Güvenirliğini sağlayan en önemli özellik ise, kaydedilen bir veri tabanın bir daha değiştirilememesi ve düzeltilememesi; bu yönü ile birlikte blockchainin bir veri tabanı değil veri kayıt sistemi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Kullanıcılar, bu sayede, aracısız olarak ağa bağlanabilir, yeni işlemler gerçekleştirebilir, işlemleri doğrulayabilir ve yeni bloklar oluşturabilir.

Sisteme girilen veri kayıtlarının biriktirildikleri bloklar bir zincir bağlantısı gibi şifreleme algoritmaları ile birlikte birbirine bağlanarak saklanmakta ve zincirler bütün kullanıcılarla dağıtık olarak paylaştırılmaktadır. İşlemlerin kayıtlı olduğu blok zincirleri ağ üzerindeki bütün kullanıcılara aynı şekilde ve aynı zamanda ulaşabilecek şekilde tutulmaktadır. Bu anlamda Blockchain değiştirilemez ve manipüle edilemez kayıtlar tutulmasını sağlamaktadır. Daha önceki veri kayıt sistemlerinde verilerin bir kopyası Server veya Root denilen bir kökte tutulurken blockchain bu kopyaları o blok zincirindeki tüm aygıtlarda tutarak değiştirmeye imkân vermemektedir.

Blok zincirleri kriptografik şifreleme bilimi ile oluşturularak güvende tutulmaktadır. Kriptografi ise bir şifre bilimdir; güvenilmez üçüncü kişilerin bulunduğu bir ortamda güvenli etkileşim sistemlerini araştıran bir bilim dalıdır.

Blockchain ve getirdiği veri kayıt teknolojisinin sadece ekonomi ve para üzerine indirgenerek yorumlanması algıda büyük bir yanılgı oluşturmaktadır. Blok zinciri teknolojisi ile birlikte sadece para üzerindeki alışveriş kayıtları değil birçok alanda kayıtların oluşturulması mümkündür. Bloklar halindeki zincirlere kimin kiminle evli olduğundan kimin hangi araziye sahip olduğuna kadar birçok farklı veri kayıt altına alınabilir. Böylelikle kullanım alanının genişliği göz önüne alındığında daha çok hayatın içinde ve yaşayan bir teknoloji olduğu söylenebilmektedir.

Blockchain Teknolojisi Nasıl Çalışıyor? 

Bilgisayar programları veri tabanları ile çalışmakta olup bu veriler, veri tabanı denilen merkezlerde tutulmaktadır. Bu merkezlerin zarar görmesi halinde bu veriler kaybedilmiş veya çalınmış olmaktadır; blockchain teknolojisi bir ağ üzerindeki bilgisayarların tamamı üzerinde aynı anda veri tabanını tutmaya yönelik geliştirilmiştir.

Her blok zinciri bir başlangıç bloğuna ihtiyaç duymaktadır ve ilk transfer ile birlikte blok zincirinin çarkları dönmeye başlar. Peki, blok zinciri nelerden oluşur?

Blok zincirlerinden oluşan veri kayıt sistemi temelini oluşturan dijital bloklar üç farklı bilgi çeşidini saklayacak şekilde geliştirilmiştir. Blokların içeriğine ilişkin örnekleri ekonomi üzerinden vermek gerekirse; ilk blokta işlem, işlem tarihi, saati ve miktarı gibi temel bilgiler yer almaktadır ve bu temel bilgiler blokların zincir içerisindeki sıralanışını belirler. İkinci bilgi katmanında işlemi kim tarafından gerçekleştirildiği yer alır fakat burada güvenirliğinin bir başka yansıması olarak kişi veya firma bilgisi değil dijital imza veya bir sayısal kod bulunur. Blokların üçüncü katmanında ise bloklar arasında ayrımı ve doğru işlemin doğru blok zincirinde yer almasını sağlayan ‘hash’ adı verilen bir kodlama yer alır. Blokların her biri birbirinden bağımsız ve tektir, bloklar üzerindeki bilgiler silinemez ve değiştirilemez böylelikle veri kayıt sistem güvenirliğini bir kez ortaya koymaktadır.

Blockchain ve Hukuk

Blockchain teknolojisinin kullanım alanları sınırsızdır. Birden fazla kişinin ortaklaşa bir karar alması ve kararda herkesin hem fikir olması gereken her türlü durumda uygulanabilmektedir. Ekonomiden tıbba, bilimden akademik alanlara, ulaşımdan hukuka kadar tüm sektörler bilgi ve bilginin transferleri ile yönetilir. Yapılan iş ve işlemlerin temelini oluşturan bilginin saklanması, işlenmesi ve aktarılması söz konusu sektörlerin temel faaliyetini oluşturur. Blockchain teknolojisinin sektörlere uygulanma potansiyeli ise çok büyüktür. Hata ve riskleri azaltır, masrafları azaltır ve güvenli bir şekilde en yüksek büyüklükteki bilgi aktarımını bile hızlı bir şekilde gerçekleştirir.

Hukuk alanında blockchain teknolojisinin kullanım alanlarının ileriye dönük bir şekilde arttırılarak, özellikle bilgi aktarımı ve kaydı konularında genişletilerek geliştirmesi mümkündür. Söz konusu dağıtık ve güvenilir veri kayıt sistemi ile birlikte hukuksal açıdan araştırma ve makalelerinin bir blok halinde toparlanarak bir veri kayıt sisteminde yer alması ileriye dönük olarak bakıldığında depolama ve verileme ayrıca erişilebilirlik açısından yeni bir alan vadetmektedir. Bir diğer açıdan ise dosya, takip ve kararlarının yer aldığı bir blok ve taraflar arasında hukuki beyan ve delillerin geçişini güvenilir ve değiştirilemez bir şekilde kayıt sistemi de hukuk ve adalet sisteminin blockchain’den beklentileri arasında yer almaktadır.

Kişisel Verilerin Korunması ve Blockchain

Kişisel veri belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü veriyi ifade etmektedir. Blockchain teknolojisi ile birlikte ulusal ve uluslararası birçok düzenlemenin var olduğu kişisel verilerin korunması hukuku da gündeme girmektedir. Blockchain ile birlikte sanal veri blok ve zincirlerinin içerisine gizlenmiş bilgi ve verilerin yok edilmesi oldukça zorlaştırılmıştır. Burada dikkat çeken uygulama ise önceki yıllarda ABAD’ın vermiş olduğu kararlarında da görüldüğü üzere; unutulma hakkı ve kişisel verilerin gerektiğinde silinmesine imkân veren hak ve uygulamalardır. Uluslararası içtihat ve ABAD’ın vermiş olduğu kararlar KVKK ile yakından ilişkilidir. KVKK ve ABAD kararları bağlamında kişiler unutulma hakkı kapsamında bilgilerinin silinmesini talep etme hakkına sahiptir fakat blockchain teknolojisinin değiştirilemez ve silinemez özelliği kişisel verilerin korunması anlamında bir güvensizlik teşkil etmektedir.         Bu kapsamda blockchain ve hukuk ilişkisi ortaya çıkmaktadır; söz konusu teknolojinin ve veri kayıt sisteminin hukuksal mevzuat ve kararlara uyum sağlaması, uygun şekilde güncellenmesi beklenmektedir.

Akıllı Sözleşmeler Ve Blockchain

Blockchain teknolojisinin gelişimi her alanda olduğu gibi hukuk alanında da akıllı sözleşmeler gibi yenilikçi gelişmelere sebep olmuştur. Geriye dönüp bakıldığında ise akıllı sözleşmelerin tarihi blockchain teknolojisinden de öncesine dayanmaktadır. İlk olarak 1994 yılında tasarlanan akıllı sözleşme, bilgisayar bilimcisi Nick Szabo tarafından geliştirilmiştir. İlk çıkış yıllarında kullanım alanının sağlanamamasından dolayı çok fazla kullanılamayan akıllı sözleşmeler blockchain teknolojisi ve Ethereum ile tekrar gündeme gelmiş durumdadır. Hukuksal açıdan değerlendirildiğinde sözleşmeler “hukuksal bir sonuç doğurmak amacıyla, iki ya da daha çok kişinin ya da kuruluşun, karşılıklı ve birbirine uygun irade bildirişiyle gerçekleşen, koşullara uyulması yasa ile desteklenmiş işlem” şeklinde tanımlanmaktadır. Akıllı sözleşmeler ise, tıpkı otomat sistemindeki gibi belirli komutlar verilerek herhangi bir aracı olmaksızın işlemlerin hizmetini sunmaktadır. Otomatlara para atılarak belirli bir hizmet komutu verilmekte ve komuta uygun yiyecek veya içecek herhangi bir üçüncü kişi olmaksızın alınabilmektedir. Akıllı sözleşmeler de hukuksal anlamda var olan sözleşmelerin temeline dayanarak önceden belirlenmiş olan bir hash ile birlikte belirli bir veri tabanında harekete geçiyor ve aracı olan üçüncü kişileri ortadan kaldırmakta; bunu yaparken en baştaki güvenirlik ve güvenebilirlik temeline uygun olarak tüm süreç şeffaf olarak ilerlemektedir. Akıllı sözleşmeler kira sözleşmeleri, sigortacılık, kredi kullanımı, yasal işlemler, kitle fonlamaları gibi birçok farklı alanda kullanılabilirlik sunmaktadır.

Akıllı sözleşmeler Blockchain teknolojisinde yer alan bir ağ veya blokta saklanan kod ve hashlerden oluşan bir veridir. Tarafların aralarında düzenlenmiş olduğu ve koşullarını belirlediği sözleşme bir kod içerisinde saklanarak gerekli koşullar meydana geldiğinde kodların uyumlanması sağlanarak sözleşmenin sonuçlarının meydana gelmesini sağlar.


Geliştirilmiş olan akıllı sözleşmelere örnek olarak Hollanda’da bulunun ve Avrupa ile deniz ticaretinin sürdürülmesini sağlayan Rotterdam Limanın Akıllı Liman projesi örnek verilebilir. Akıllı Liman (Smart Port) projesi ile birlikte blockchain ve akıllı sözleşmeler ilk kez deniz lojistiği ile birleştirilerek kullanılmaya başlandı. Söz konusu lojistik blockchain teknolojisinde yer alan bir akıllı sözleşme ile yönetilmeye ve işlenmeye başladı; bu sayede şeffaflık, hızlılık ve ucuzluk sunan akıllı sözleşme ile iş yükü azaltılarak hata payı oranı azaltıldı. Akıllı liman projesi ile birlikte taşınan mallar ve çıkış bilgileri, taşınma koşulları, varış limanı, varış zamanı gibi genel özellikler şeffaflık kapsamında herkesçe kontrol edilebilir hale getirildi.

Akıllı Sözleşmeler ve Hukuk

Akıllı sözleşmeler ve kullanım alanları açısından bir inceleme yapıldığında ve hukuk sistemi açısından uygulanabilirliğe bakıldığında; akıllı sözleşmelerin Türk Hukuku’nda ve hatta birçok ülke hukukunda kullanabilir bir altyapı sunduğu görülmektedir. Söz konusu sözleşmelerin uygulanabilmesi için ayrıca düzenlenmiş bir yasal altyapıya gerek duyulmamaktadır çünkü araç satışı, tapu devri gibi bazı şekil şartına tabi olan sözleşmeler dışında kanuna ve ahlaka aykırı olmayan her türlü sözleşme yapılabildiği ve geçerliliğini koruyabildiği için her alanda uygulanabilmektedir.

Akıllı sözleşme ve blockchain teknolojisinin gelişmesi ve kullanım alanının artması ile birlikte geleceğin hukukçuları ve hukuk sisteminin parçası olan herkesin hukuk bilgilerinin yanı sıra kod yazmasını ve okumasını bilmesi de beklenecektir. Bu kapsamda, artan ihtiyaçlar ve gelişen teknoloji senkronize olarak ilerleyecek; hukukçuların bilişim alanında da bilgi sahibi olması talep edilecektir.

Benzer Makaleler

2019 Elektronik Ortamda Kurulan Sözleşmelerin Hukuki Geçerliliği
2019 Arsa Sahibinin Arsasını İnşaata Uygun Bırakmaması Halinde Yükleniciye Karşı Sorumluluğu Nedir?