Makaleler

Konkordato İsteyen Şirketlere Karşı İhtiyati Haciz İşlemleri Gerçekleştirilebilir Mi?

2018, Av. Burak AVCI

Konkordato İsteyen Şirketlere Karşı İhtiyati Haciz İşlemleri Gerçekleştirilebilir Mi?

15 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan kanun değişikliği ile birlikte Konkordato, ekonomik olarak darboğaz geçiren borçluların yoğun olarak başvurduğu bir kurum haline gelmiş; konkordatoya başvuru yapan borçlu hakkında, aktif ve pasiflerinin mevcut haliyle korunması için gereken bütün tedbirlerin alınması öngörülmüştür. Biz de yazımızda bu tedbirlerin kapsamını ve konkordato isteyen şirketlere karşı ihtiyati haciz işlemlerinin yapılıp yapılamayacağını irdeleyeceğiz.

Konkordato İsteyen Hakkında Verilen Tedbir Kararının Kapsamı Nedir?

İcra ve İflas Kanunu 287. maddesinde; “Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.” hükmü mevcuttur. Bu hüküm uyarınca, konkordato isteyen borçlu, mahkeme tarafından en geniş şekilde koruma altına alınmaktadır.

Kanun lafzında öngörülen tedbirler mahkeme tarafından borçluya verilecek olan geçici mühlet süresince geçerli olup; geçici mühlet, konkordato talebinden itibaren 3 ay, bu üç ayın sonunda en fazla ek 2 aylık süre ile birlikte en fazla 5 ay sürebilmektedir. Geçici mühlet süresince, mahkeme tarafından konkordato isteyen borçluya kayyım atanmakta, borçlunun bütün malvarlığı ve borçları kayyım tarafından kontrol edilmektedir.

Mahkeme tarafından verilen tedbirlerin kapsamı için uygulamaya baktığımızda; konkordato geçici mühleti içinde borçlu aleyhine amme alacakları için yapılacak takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağına, hangi nedene dayanırsa dayansın borçlular hakkında muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceği veya başlamış olan takiplere devam edilebileceği ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirinin alınamayacağı ve rehinli malın satışının yapılamayacağına, borçlu aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine dair oldukça geniş bir tedbir kararı verildiği görülmektedir. Her ne kadar borçluya karşı icra takibi başlatılamayacağı öngörülmüşse de, İcra ve İflas Kanunu tarafından imtiyazlı alacaklar için icra takibi başlatılabileceğini belirtmemiz gerekmektedir. (İcra İflas Kanunu Madde 206 hükmü uyarınca belirlenen alacaklardır.)

Görüldüğü üzere, konkordato ilanıyla birlikte konkordato isteyen borçluya karşı, alacaklılar açısından adeta bir dokunulmazlık ilan edilmektedir. Ancak icra takibi başlatılamayacaksa da; borçlu hakkında ihtiyati haciz başvurusu yapılması ve haciz kararı alınması mümkündür. Zira ihtiyati haciz kurumu; borçlunun, alacaklıdan mal kaçırmasına ve alacaklının zarara uğramasının önlenmesine dair yasa tarafından düzenlenmiş bir kurumdur. Bu nedenle, ihtiyati haciz kararının verilmesi için başvuruyu inceleyen Ticaret Mahkemesi, alacağın rehinle temin edilip edilmediğine ve borcun vadesi gelip gelmediğine bakarak; borçlu tarafa herhangi bir bildirim yahut tebligat yapmaksızın dosya içerisinden ihtiyati haciz kararı verebilmektedir.

Bununla beraber; ihtiyati haciz başvurusunu inceleyen mahkemenin, borçlunun konkordatoda olup olmadığını inceleme sorumluluğu ve görevi bulunmamaktadır. Bunun getirdiği sonuç olarak da her ne kadar konkordato isteyen borçlu hakkında icra takibi başlatılmasının önlenmesine dair tedbir kararı verilmekte ise de; ihtiyati haciz başvurusu yaparak ihtiyati haciz kararı alınması mümkündür.

Peki Bu İhtiyati Haciz Kararının Uygulanması Mümkün Müdür?

İhtiyati haciz kararının hukuka uygun bir şekilde uygulanması ve tamamlanabilmesi için iki aşamalı bir süreç izlemek gerekmektedir. Bunlardan ilki, Mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararının verildiği günden itibaren 10 gün içerisinde, mahkemenin bulunduğu yerdeki icra müdürlüğüne başvuru yaparak kararın uygulamaya konulmasının istenmesidir. İkinci aşama ise, ihtiyati haciz kararı uygulandıktan sonra 7 gün içerisinde söz konusu alacağa ilişkin icra takibi yahut dava açılmış olmasıdır. Bu iki aşamalı sürecin usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi halinde, alınmış olan ihtiyati haciz kararı düşecektir. Bu halde konkordato talep eden borçlu hakkında ihtiyati haciz kararının alınması mümkün olsa da, kararın icrası için 10 gün içerisinde icra müdürlüğüne başvuru yapılması gerektiğinden; verilen tedbir kararı kapsamında kararın icrası mümkün olmayacaktır.

İhtiyati haciz kararının icra edilmesi için icra müdürlüğüne başvurulması ve haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi uygulamada mümkün olsa da; borçlu tarafından tedbir kararı gerekçe gösterilerek; haciz işlemlerine itiraz edilmesi ve işlenmiş olan hacizlerin kaldırılması söz konusu olacaktır.

Sonuç olarak; konkordato talebinde bulunan borçlu hakkında verilecek olan en fazla 5 aylık geçici mühlet içerisinde, yukarıda açıkladığımız gibi geniş kapsamlı olarak tedbir kararı verilmektedir. İhtiyati haciz başvurusunda bulunarak, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacağının haczine dair karar alınması mümkündür. Ancak konkordato isteyen borçlu hakkında ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine dair tedbir kararı verildiğinden; alınmış olan ihtiyati haciz kararının uygulanması mümkün olmamaktadır. Bu durumda alacaklının konkordato davasına müdahil olarak katılması ve dava sürecini takip ederek dava neticesine göre hareket etmesi doğru olacaktır. 


Benzer Makaleler

10 Kasım 2019 Eşit Zam Yapılmamış Olması İşverenin Eşit Davranma Yükümlülüğünü İhlal Ettiği Anlamına Gelir Mi?
10 Kasım 2019 Kiralanan Konutun El Değiştirmesi Halinde Yeni Malik ve Kiracının Hakları