Makaleler

Finansal Yeniden Yapılandırma

2020, Erdemir&Özmen Avukatlık Ortaklığı

Finansal Yeniden Yapılandırma

Son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar neticesinde nakit akışında ve borçlarını ödemede güçlük yaşayan şirketler küçülmeye gitmiş, ödemelerini gerçekleştiremedikleri için bankalar nezdinde kredi sicilleri olumsuz etkilenmiş ve hatta cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalmışlardır. Ekonomik dalgalanmaların reel piyasaya olan olumsuz etkilerinin azaltılması ve finans kuruluşlarına olan borçların borçlu ve alacaklı kuruluşlar arasında bir anlaşma sağlanarak sürecin borçlu tarafından da kontrol altında tutulması amacıyla 19.07.2019 tarihli 30836 Sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan 7186 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’na eklenen Geçici 32. Maddesi’nde Finansal Yeniden Yapılandırma imkânı getirilmiştir.

Bu düzenleme ile Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktöring şirketleri ve finansman şirketleri ile kredi ilişkisinde bulunan borçluların bu kuruluşlar nezdindeki kredi borçlarına ilişkin olarak, çerçeve sözleşme ve sözleşme kapsamında alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesi hedeflenmiştir.  

A- Finansal Yeniden Yapılandırma Hakkında Yapılan Yasal Düzenlemenin İncelenmesi

Bankacılık Kanununa eklenen Geçici 32. Madde incelendiğinde;[1]

 1-  Hükmün Düzenleniş Amacı ve Yürürlük Süresi

 “Bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak amacıyla, dahil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabilir. Bu madde uyarınca yapılacak finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenir. Bu madde hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanır. Bu süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Şeklinde düzenleme ile hem düzenlemenin amacı açıklanmış hem de maddenin yürürlük süresi belirlenmiştir. Buna göre yasa hükmü yayım tarihi olan 19.07.2019’dan itibaren 2 yıl boyunca yürürlükte kalacak ve uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca bu sürenin Cumhurbaşkanı tarafından 2 yıl daha uzatılabileceği belirtilmiştir. Cumhurbaşkanlığı tarafından sürenin uzatılmasına ilişkin bir karar verilmemesi halinde, 2 yılın sonunda bu yasa hükmü kendiliğinden yürürlükten kalkmış olacaktır.

2-  Finansal Yeniden Yapılandırma Kapsamında Yasa Hükmünden İstifade Edebilecek Borçluların Tanımı

Yasa metninde Finansal Yeniden Yapılandırma kapsamında borçlu olarak kabul edilecek olan kişiler hakkında;

“Bu Kanun, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6361 sayılı Kanun, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç 6362 sayılı Kanunun 35 inci maddesine tabi kuruluşlar dışında kalan Türkiye’de kurulu şirketler”

şeklinde tanımlama yapılmıştır. Bu hüküm uyarınca, 

- 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa göre kurulmuş olan şirketler,

- 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununa göre kurulmuş olan şirketler,

- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununa göre kurulmuş olan şirketler,

- 6362 Sayılı Sermaye Piyasasının 35. Maddesine tabi kuruluşlar(20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç)

borçlu olarak kabul edilmemiş olup, yukarıda sayılı olanlar dışında kalan ve Türkiye’de kurulu şirketler borçlu olarak Finansal Yeniden Yapılandırma imkânından faydalanabilecektir.

3-  Finansal Yeniden Yapılandırma Talep Eden Borçluların Mali Durumunun Tespiti Ve Borçlunun Finansal Yeniden Yapılandırma Kapsamına Alınıp Alınmayacağının Değerlendirilmesi

Geçici 32. Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası;

“Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumlarının tespit edilmesi ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması sonucunda borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilmesi şarttır. Borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamaz.

Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumunun tespiti ve finansal yeniden yapılandırmanın uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirme; bağımsız denetim kuruluşlarına, Çerçeve Anlaşmaları kapsamında belirlenecek yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip kuruluşlara veya borçlu tarafından kabul edilmesi hâlinde alacaklı kuruluşlara yaptırılır.”

şeklindedir. Bu düzenleme ile finansal yapılandırma kapsamına alınacak borçlunun aktif ve pasif değerlerinin, mali tablolarının, güncel faaliyet durumunun tespit edilerek; finansal yeniden yapılandırma yapılması halinde bu yapılandırmanın borçlunun mevcut durumu itibariyle başarıya ulaşıp ulaşmayacağının değerlendirilmesi öngörülmüştür. Borçlunun mevcut pozisyonunun yapılandırma sonrasında geri ödeme kabiliyetine sahip olamayacağının anlaşılması halinde finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu yöndeki değerlendirmelerin Bağımsız Denetim Kuruluşları veya borçlu tarafından kabul edilmesi halinde alacaklı kuruluşlara yaptırılabileceği de yasa tarafından tarafların tasarrufuna bırakılmıştır.

4-  Yeniden Yapılandırma Kapsamında Borçluya Sağlanabilecek İmkanlar

Maddenin Beşinci fıkrası uyarınca Finansal Yeniden Yapılandırma kapsamına alınan borçluya;

- Kredilerin vadelerini uzatmak,

- Kredileri yenilemek,

- 6361 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi vermek

- Anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçmek

- Teminat azaltmak,

-  Anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek

-  Özel amaçlı şirketler ile 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonlarına aynî, nakdî ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek

-  Borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak

-  Diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak

gibi geniş kapsamlı tedbirlerin alınabileceği ve imkanların sağlanabileceği düzenlenmiştir. 

Ayrıca Finansal Kiralama Sözleşmelerine konu mallar için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 307 nci maddesi hükümleri kıyasen uygulanacağına dair de düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme rehinli malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesine ilişkin bir düzenleme olup finansal kiralamaya konu mallar hakkında da tedbir alınabileceği yasa tarafından düzenlenmiştir.

5-  Finansal Yeniden Yapılandırma Kapsamında Yapılan Bazı İş ve İşlemler İçin Öngörülen Harç ve Vergi Muafiyeti

Bu madde kapsamında yapılan Çerçeve Sözleşmeler ve bu kapsamda düzenlenen sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca yapılacak işlemler;

-  Cezaevi harcı,

-  492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil),

-  Düzenlenecek kâğıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden,

-  Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,

- Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan

müstesna tutulmuştur. Bu halde alınacak olan tedbirlerin kapsamı da değerlendirildiğinde, bu istisnaların hem borçlu hem de alacaklı kuruluşlara yüklenen harç ve vergi yükünü önemli ölçüde azaltacağı görülmektedir. Ancak bu istisnalar için bir sınır öngörülmüştür. Öyle ki, bu fıkrada yer alan istisnalar, alacaklı kuruluşların Çerçeve Sözleşmeler ve bu kapsamda düzenlenen sözleşmelerden doğan işlemleri dolayısıyla doğrudan veya dolaylı edindikleri varlıkları ve teminatları, alacaklı kuruluşların kendi aralarında veya borçluya devri hariç, elden çıkardıkları hâllerde uygulanmayacaktır.

- Ayrıca KDV Kanununu 17. Maddesinin 4. Fıkrasının (r) bendinde yer alan, şirketlerin aktifinde bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine alacağa mahsuben devrinin KDV’den muaf olduğu yönündeki istisnanın bu Çerçeve Anlaşma ve Sözleşmeler kapsamında Alacaklı Kuruluşlara devrinde de geçerli olacağı da düzenlenmiştir. 

Görüldüğü üzere yasal düzenleme oldukça geniş tutulmuş ve uygulamada karşılaşılabilecek birçok tereddüttün oluşmasının da önüne geçilmiştir. Bununla beraber her ne kadar yasa hükmü birçok detayı barındırmakta ise de Finansal Yeniden Yapılandırmaya ilişkin uygulamanın Yönetmelikle ve bu Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenecek olan Çerçeve Sözleşmelerle yerine getirileceği belirtilmiştir. Çerçeve Sözleşmeler ise Türkiye Bankalar Birliği tarafından Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğinin görüşleri de alınarak hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından onaylanmış olan anlaşmalardır. Yeniden yapılandırılacak alacakların kapsamı; borçluların nitelikleri, asgari tutar ve şartları ve alacaklılar ile borçlular arasında ayrı ayrı imzalanacak Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmelerinin asgari unsurları birinci fıkradaki uyarınca düzenlenen Çerçeve Sözleşmeler belirlenir. Türkiye Bankalar Birliği tarafından 09.10.2019’da Büyük Ölçekli Uygulama için ve 08.11.2019’da Küçük Ölçekli Uygulama için olmak üzere 2 farklı Çerçeve Sözleşme yayınlanmıştır.

B- Büyük Ölçekli Uygulama Ve Küçük Ölçekli Uygulama Ayrımı

Finansal Yeniden Yapılandırmada, Büyük Ölçekli ve Küçük Ölçekli uygulama ayrımı borç tutarına göre belirlenmiştir. Buna göre finans kuruluşlarına toplam borcu 25 Milyon TL ve üzerinde olan borçlular için Büyük Ölçekli Uygulama, toplam borcu 25 Milyon TL altında olan borçlular için ise Küçük Ölçekli Uygulama söz konusu olacaktır.

a-  Büyük Ölçekli Uygulama İle Finansal Yeniden Yapılandırma[2]

  • Başvuru Şartları Nelerdir?

Başvuru tarihi itibariyle Alacaklı Kuruluşlara olan anapara (nakit+gayrinakit) borç toplamı 25 milyon TL ve üzerinde olan borçlular için uygulanmaktadır. Bir borçlu ya da borçlunun dahil olduğu risk grubundaki diğer borçlular bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırılabilir. Büyük Ölçekli Uygulama kapsamından yararlanabilmek için başvuran şirketlerin;

- Haklarında iflas kararı verilmemiş olması gerekmektedir. Finansal Yeniden Yapılandırma süreci devam ederken firma hakkında iflas kararı verilmesi halinde Borçlu hakkında temerrüt hükümleri uygulanır.

-  Ayrıca bu kapsamda yapılan başvuruda yürütülecek müzakere esnasında; Çerçeve Anlaşmaya taraf olmayan toplam borç tutarının yüzde 25’ten fazlasını teşkil eden diğer alacaklıların yasal takip işlemlerine başlamış olması ve bu takibin 30 gün içerisinde bertaraf edilmemesi halinde, Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu’na üye Alacaklı Kuruluşların toplam alacaklarının 2/3’ü ve Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumuna üye Alacaklı Kuruluş sayısının en az ikisini temsil eden Alacaklı Kuruluşların aynı yöndeki kararı ile sözleşmenin müzakeresine son verilebilir.

Şartlarına uygun olması gerekmektedir.

  • Başvuru Ve Başvurunun İnceleme Süreci Nasıldır?

Borçlular; en yüksek alacaklı üç alacaklı kuruluştan birine, formata uygun bir başvuru ve evrakları ekleyerek başvuruda bulunabilirler. Çerçeve Sözleşmede belirlenen evraklar aşağıdaki gibidir.

1-  Borçların yeniden yapılandırılması dışında almayı öngördükleri tedbirler (kısa, orta ve uzun dönemli) ve iş planları,

2-  Son üç yılın vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar cetvelleri ile son dönem mizanı,

3-  Tüm nakdi borçlarının ve gayrinakdi risklerinin (kefaletler, aval ve kabuller, çek ve senetler, diğer tüm garantiler) (Diğer Alacaklılar dahil) alacaklılar itibariyle dökümü ve ilgili tüm alacaklıların iletişim bilgileri,

4-   Tüm menkul ve gayrimenkullerin dökümü (tüm menkuller, menkul kıymetler ve gayrimenkuller ile bunların üzerindeki takyidatın dökümü),

5-  Son 2 yıl içerisinde devredilen yurtiçi veya yurt dışındaki tüm gayrimenkullerin dökümü,

6-  Yurtiçi veya yurt dışında kurulu tüm iştiraklerin dökümü (adresleri, telefon ve faks numaraları ve hisse oranları ile birlikte),

7-  Leh ve aleyhte yürütülmekte olan tüm dava ve takiplerin dökümü 8. Başvuru tarihi itibariyle ortaklık yapısı,

8-  TAKBİS muvafakatnameleri,

Başvuru formu ve eklerine ilişkin olarak formda yer alabilecek eksiklikler bakımından mevcut başvurunun geçerli başvuru olarak kabul edilip edilmeyeceğine alacaklı kuruluşlar toplantısında karar verilir.

Ancak; kendisine başvurulan alacaklı kuruluş, başvurunun bankacılık teamüllerine aykırı, kötü niyetli, kabulü mümkün olmayan koşullar içerdiği vb gerekçelerle Finansal Yeniden Yapılandırma süreci devam ettirilmeyerek başvurunun doğrudan reddedilmesi gerektiği kanaatinde ise, red gerekçelerini belirterek Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu nezdinde bir oylama yapılmasını talep edebilir. Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumuna üye Alacaklı Kuruluşların alacak toplamının 2/3’ünü ve Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu’na üye Alacaklı Kuruluşların en az ikisini temsil eden Alacaklı Kuruluşların bu yöndeki oyuyla Finansal Yeniden Yapılandırma süreci başlatılmadan başvurunun reddedilebileceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

  • Başvuru Sonrasındaki Süreç Nasıl İlerler?

Kendisine başvurulan Alacaklı Kuruluş;

-  3 iş günü içerisinde borçlunun borçlu olduğunu beyan ettiği ve Çerçeve Sözleşmeye taraf olan Alacaklı Kuruluşlara bilgi verir ve Çerçeve Sözleşmede belirlenen yönteme uygun olarak hesaplama yapmak üzere alacaklarının ve varsa teminatlarının bildirilmesini talep eder.

-  Alacaklı Kuruluşlar, kendilerine yapılan bildirimi izleyen en geç 3 iş günü içerisinde bu bildirimi Başvurulan Alacaklı Kuruluşa yaparlar. Alacakların bildirilmesi üzerine kendisine başvuru yapılan Alacaklı Kuruluş, iletilen alacak tutarlarından oluşan dökümü 3 iş günü içinde Alacaklı Kuruluşlarla paylaşır.

-  Borçlunun başvurusunu takip eden 10. İş gününde Başvurulan Alacaklı Kuruluşa iletilen alacak tutarlarından oluşan döküm esas alınarak Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu tarafından Lider Banka seçimi yapılır. Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu içinde en büyük alacaklı konumundaki Alacaklı Kuruluş, ilgili müzakerelerin yönetilmesi, sonuçlandırılması ve uygulamanın izlenmesi konusunda Lider Banka olarak görev yapar.

- Lider Banka, yeniden yapılandırma sürecine alınan borçluyla birlikte ele alınması gerekli görülen aynı risk grubu içinde yer alan borçluları ve ortakları başvuruda bulunan borçlunun yazılı beyanını esas alarak belirler ve bu kişilerden de Başvuru ve Taahhüt Mektubu ister.

-  Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu başvuru tarihinden itibaren en fazla 90 gün içinde yeniden yapılandırma kararını oluşturamadığı takdirde süreç sona erer. Bu süre, AKK’ya üye Alacaklı Kuruluşlar’ın alacak toplamının 2/3’ünü ve AKK’ya üye Alacaklı Kuruluşlar’ın en az ikisini temsil eden Alacaklı Kuruluşlar’ın aynı yöndeki kararıyla en fazla 90 gün süreyle uzatılabilir.

Yeniden yapılandırma kararının oluşturulması üzerine Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu ile borçlu arasında Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalanacaktır. Ancak bu aşamadan önce usulüne uygun başvuru ile birlikte başlayan “Durumun Korunması Süreci”nden bahsetmek doğru olacaktır.

  • Durumun Korunması Süreci Prensipleri

Borçlu tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuruda bulunulması ve başvurunun ilgili alacaklı kuruluşlarla paylaşılması ile birlikte, herhangi bir prosedüre tabi olmaksızın “Durumun Korunması Süreci” başlar. Bu süreci borçlu hakkında bir koruma tedbiri gibi açıklamak doğru olacaktır. Öyle ki bu süreçte alacaklı kuruluşlar tarafından borçlu hakkında Finansal Yeniden Yapılandırma konusu alacaklara ilişkin olarak icra takibi yapılamaz, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle hak kaybına yol açacak durumlar hariç olmak üzere, mevcut takiplere devam edilemez, yeni takipler açılamaz, diğer yasal yollara başvurulamaz.

Taraflar, borçlu ile olan mevcut hukuki statünün, teminat yapısının, ilişki düzeyinin ve borçlu ile ortaklarının malvarlıklarının, müzakere süreci içinde kapsamlı olarak korunmasına genel olarak özen gösterirler.

“Durumun Korunması Süreci”nin devam edip etmemesine ilk Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu toplantısında karar verilir. İlk Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu toplantısında görüş bildirilmemesi halinde alacaklı kuruluşun görüşünün olumlu olduğu kabul edilir ve koruma süreci devam eder.

Borçlu hakkında hiçbir işlem yapılmamasının bazı istisnaları öngörülmüştür. Buna göre; Borçlunun başvuru tarihinden önce herhangi bir alacaklı kuruluş tarafından başlatılmış yasal takipler sonucu;

1- Satış günü alınmış olması,

2-  İhalenin feshi davasının devam ediyor olması,

3-  Borcun İcra Taahhüdüne bağlamış olması,

4-  Tasarrufun iptali davasının devam ediyor olması

şeklinde aksiyonlar alınmış ise bu işlemler Finansal Yeniden Yapılandırmadan etkilenmeyecektir. Söz konusu işlemleri uygulayan Alacaklı Kuruluş/Kuruluşlar dilerse bunlardan feragat edebilir. Feragat edilmemesi halinde Finansal Yeniden Yapılandırma sürecinin devam edip etmeyeceğine Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumuna üye alacaklı kuruluşların alacak toplamının 2/3’ünü ve Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumuna üye alacaklı kuruluşların en az ikisini temsil eden alacaklı kuruluşlar tarafından karar verilir.

  • Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi İmzalanması ve Şartları

Borçlu ile Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu üyeleri ve anlaşma koşulları doğrultusunda olmak üzere varsa Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu üyelerinin uygun göreceği diğer alacaklılar arasında aşağıda belirtilen şartlara uygun olarak Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalanır. Ancak Çerçeve Sözleşmede her bir Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’nin içermesi gereken unsurlar belirlenmiştir. Buna göre her bir Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi;

1-  AKK üyelerinin her birinin belirli bir tarih itibariyle borçludan olan alacaklarının tespitini,

2-  ilgili borçlunun bu kapsamda yapacağı geri ödeme yükümlülüklerinin vade yapısı ile tutarlarının belirlenmesini,

3-  sözleşmeye aykırılık hallerinin belirlenmesini ve buna ilişkin yaptırımları,

4-  Finansal Yeniden Yapılandırma süresince uygulanacak fiyatlandırmayı (faiz, kar payı, komisyon vb.),

5-  izleme kriterlerini (yöntem, sıklık, içerik vb.)

6-  denetim mekanizmasının tanımını,

7-  borçlunun tüm hesaplarını, belgelerini inceleme yetkisini,

8-  genel olarak ve ayrıca her bir AKK üyesi için ayrı ayrı olmak üzere, alacağın süreç içindeki teminat yapısını,

9-  tarafların diğer yükümlülüklerinin tespitini,

10- Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumunun uygun göreceği diğer hususları

içerecektir.

  • Alacaklı Kuruluşların Çerçeve Sözleşmeden Veya Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinden Doğan Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Halinde Nasıl Bir Yol İzlenecektir?

Alacaklı kuruluşların işbu Çerçeve Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümüyle görevli olmak üzere TBB Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği esaslar dahilinde ve gerektiğinde Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu bazında ayrı ayrı olmak üzere en az biri hukuk lisans eğitimine sahip üç kişiden Hakem Kurulu oluşturulur. Hakem Kurulu, iktisat, maliye, bankacılık, işletme, hukuk, kamu yönetimi ve dengi dallardan birinde en az lisans düzeyinde eğitim görmüş olmak üzere, bankacılık veya finans alanında en az on yıllık mesleki deneyime sahip ve yönetici konumunda bulunan kişiler arasından seçilir.

Hakem Kurulu, kararlarını tercihen oybirliği ile oybirliğinin sağlanamaması halinde ise en az iki üyesinin aynı yöndeki oyu ile alır. Başkanın üstün oy hakkı yoktur.

Hakem Kurulu yapılan başvuruları en geç 5 iş günü içerisinde sonuçlandırır ve vermiş olduğu kararlar tüm Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu üyelerince uygulamaya konur.

a-  Küçük Ölçekli Uygulama İle Finansal Yeniden Yapılandırma[3]

  • Başvuru şartları nelerdir?

Başvuru tarihi itibariyle alacaklı kuruluşlara olan anapara (nakit+gayrinakit) borç toplamı 25 milyon TL altında olan borçlular için uygulanmaktadır. Bir borçlu ya da borçlunun dahil olduğu risk grubundaki diğer borçlular bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırılabilir. Küçük Ölçekli Uygulama kapsamından yararlanabilmek için başvuran şirketlerin;

- Haklarında iflas kararı verilmemiş olması gerekmektedir. Finansal Yeniden Yapılandırma süreci devam ederken firma hakkında iflas kararı verilmesi halinde Borçlu hakkında temerrüt hükümleri uygulanır.

Şartlarına uygun olması gerekmektedir.

  • Başvuru Ve Başvurunun İnceleme Süreci Nasıldır?

Büyük Ölçekli Uygulama başlığında saymış olduğumuz ve başvuru esnasında hazır edilmesi ve sunulması gereken evraklar Küçük Ölçekli Uygulama için de geçerlidir. Başvuru esnasında bu evrakların eksiksiz şekilde sunulması başvurunun doğrudan reddedilmemesi için önemlidir.

Büyük Ölçekli Uygulamadan farklı olarak, Küçük Ölçekli Uygulamada ilk başvuru en büyük alacaklı kuruluşa, en büyük alacaklının başvuruyu kabul etmemesi halinde sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada bulunan alacaklı kuruluşa yapılmalıdır. Üçüncü sıradaki alacaklı kuruluşun da başvuruyu kabul etmemesi halinde Finansal Yeniden Yapılandırma süreci başlamadan sona erer. Bu halde, başvurusu kabul edilmeyen borçlunun tekrar başvuru yapması için ilk başvuru tarihinden itibaren altı ay geçmesi gerekmektedir.

Borçlunun başvurusunu kabul etmemiş olan alacaklı kuruluşlar başvurunun kabul edilmediğine dair bilgiyi en geç 5 iş günü içerisinde borçluya yazılı olarak iletir.

Ancak başvuruyu kabul eden alacaklı kuruluş, başvuruyu kabul ettiği tarihten itibaren en geç 3 iş günü içinde ilgili borçlunun beyanı doğrultusunda borçlu bulunduğu ve Çerçeve Sözleşme’nin tarafları arasında bulunan alacaklı kuruluşlara bilgi vererek bu sözleşmede belirlenen yönteme uygun olarak yapılacak hesaplamaya göre alacaklarının ve varsa teminatlarının bildirilmesini talep eder. Alacaklı kuruluşlar, kendilerine yapılan bildirimi izleyen en geç 3 iş günü içinde bu geri bildirimi Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluşa yaparlar.

Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş, başvuruyu kabul ettiği tarihten itibaren en geç 15 işgünü içinde fizibilite raporunu hazırlar. Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş tarafından, ihtiyaç duyulması halinde bu süre 5 iş günü daha uzatılabilir. Başvurunun kabulü, olumlu fizibilite raporu düzenleneceği veya yapılandırma için olumlu yönde oy kullanılacağı taahhüdü anlamına gelmemektedir. Bu nedenle başvuru evraklarının ve yapılandırma talebinin uygun doğru ve prosedüre uygun şekilde hazırlanması önem taşımaktadır.

Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş, başvuruyu kabul ettiği tarihten itibaren en geç 15 (+5) iş günü içinde;

1- Hazırladığı fizibilite raporunu,

2- Ödeme planına ilişkin azami vadeyi,

3- Uygulanacak faiz oranı/tipini ve 

4- Çerçeve Sözleşme’yi imzalamamış olup Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesine dahil olmak isteyen Alacaklı Kuruluş isimlerini

içerecek şekilde hazırlamış olduğu yapılandırmaya ilişkin ön teklifi Alacaklı Kuruluşlara iletir. Alacaklı Kuruluşlar bu ön teklif üzerinden yapılandırma yapılıp yapılmaması konusundaki görüşünü Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluşa bildirir. İhtiyaç duyulması halinde Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş tarafından bu süre 5 gün daha uzatılabilir. Ancak bu süreler içerisinde Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş’a dönüş yapılmaması halinde dönüş yapmayan Alacaklı Kuruluşun görüşünün olumlu olduğu kabul edilir.

Ön teklif hakkında, alacak tutarı bakımından 2/3 çoğunluğun ve en az iki alacaklı kuruluşun uygun görüşünün sağlanması halinde Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı, aşağıda açıklayacağımız yapılandırma parametreleri kapsamında Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesini en geç 10 iş günü içinde hazırlayarak alacaklı kuruluşlara imzalanmak üzere gönderir. Alacaklı kuruluşlar kendilerine iletilen Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesini en geç 5 iş günü içinde imzalayarak Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluşa gönderirler. Böylece Finansal Yeniden Yapılandırma süreci olumlu olarak sonuçlanır. Alacak tutarı bakımından 2/3 çoğunluğun ve en az iki alacaklı kuruluşun uygun görüş çoğunluğu sağlanmaması halinde süreç sona erer.

  • Çerçeve Sözleşmede Öngörülen Yapılandırma Parametreleri Nelerdir?

Büyük Ölçekli Uygulamadan farklı olarak Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinde belirlenebilecek olan şartlar Çerçeve Sözleşme ile belirli parametrelere bağlanmıştır. Bunlar hakkında kısaca bilgi vermek doğru olacaktır.

1- Vadelendirme konusunda;  yapılandırma dönemine ilişkin en uzun vade 60 ay olabileceği, ödeme planının sonunda, yapılandırılan kredilerin tamamen tasfiye edilmesi esas olmakla birlikte, yapılandırılan toplam tutarın en fazla yüzde 25’lik bölümünün, ödeme planı sonrasında döneme bırakılması da söz konusu olabileceği,

2- Ödemesiz dönem konusunda; azami 12 aya kadar anapara ve faiz ödemesiz dönem verilebileceği,

3- Taksit sıklığı konusunda; taksitlerin aylık olması esas olmakla birlikte, sektörel olarak fon yaratma imkanları dikkate alınarak daha uzun taksit aralıkları belirlenebileceği düzenlenmiştir. Ancak;        ödemesiz dönemi takiben her yıl, toplam anapara alacağının en az yüzde 10’nunda az olmamak üzere ödeme planı yapılması esastır.

4- Faiz Oranı konusunda; faiz oranının müşterinin tercihine göre sabit veya değişken olabileceği,

5- Yapılandırma Para Birimi konusunda; yapılandırma işlemlerinin TL olarak gerçekleştirileceği, 

6-  Teminat Oluşturma konusunda; Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluş başvurusu üzerine serbest varlığı olup, teminat vermeyen veya teminat verilmesini sağlamayan borçluların yapılandırma taleplerinin kabul edilmeyeceği ve tesis edilecek teminatların alacaklı kuruluşlar lehine garamaten tesis edileceği,

7-  İlave Kredi Kullandırımı konusunda; Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi kapsamında borçlulara ek kredi kullandırılma zorunluluğu bulunmadığı, ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra gerek duyulması halinde alacaklı kuruluşlardan biri veya daha fazlasının sözleşme hükümlerine uymak koşuluyla münferiden borçluya ek kredi kullandırabileceği,

8-  Borç Silme/Azaltma konusunda; yapılandırma talebinde bulunan borçlunun borcunun silinmesi yahut azaltılması işleminin yapılmayacağı,

9-  İştirak Edinme konusunda; yine bu işlemin yapılmayacağı,

10- Ödeme Planının Revizesi konusunda; yapılandırılan toplam alacak tutarının en az yüzde 10’nun ödenmiş olması ve ödeme planına göre geciken taksit olmaması halinde, ödeme planının revize edilmesinin değerlendirilebileceği, revize işleminin en fazla iki defa yapılabileceği ve revize edilmiş vadenin toplamda 72 ayı geçemeyeceği, revize işleminin alacak tutarı bakımından 2/3 ve en az iki bankanın olumlu görüşü ile yapılabileceği,

11- Gayrinakdi Krediler konusunda; nakde dönüşen gayrinakdi krediler ilgili alacaklı kuruluşun geri ödeme planına tabi olacağı,

12- Yapılandırma Komisyonu konusunda; borçlu tarafından Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin imzalanması durumunda 10.000 TL’den az, 50.000 TL’den fazla olmamak üzere yapılandırma tutarının yüzde 1’ine kadar komisyonun Başvruyu Kabul Eden Alacaklı Kuruluşa ödeneceği,

Hususlarına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere Küçük Ölçekli Uygulamada Finansal Yapılandırma Sözleşmesinde yer alacak Yapılandırmaya ilişkin detaylı bir çerçeve çizilmiştir. Bu parametreler dışında bir şartın yapılandırmaya dahil edilmesi de mümkündür. Ancak bu hususta Çerçeve Sözleşmede; düzenlenecek olan yapılandırma parametrelerinde belirtilenlerin dışında bir işlem yapılmak istendiğinde Çerçeve Sözleşmeyi imzalayan alacaklı kuruluşların alacak tutarı bakımından 2/3’ünün ve en az iki alacaklı kuruluşun olumlu görüşü ile Büyük Ölçekli Uygulamada belirtilen uygulama süreci kullanılacağı düzenlemiştir. Buna uygun olarak yukarıda belirtilen parametreler dışında da bir koşulun yapılandırmaya dâhil edilmesi mümkün olacaktır.

Yukarıda belirlenen parametrelere göre hazırlanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin imzalanmasından sonra, Çerçeve Sözleşmeye taraf olmayan diğer alacaklılar tarafından başlatılmış veya başlatılacak olan yasal takip işlemleri neticesinde borçlunun faaliyetlerine devam edemiyor olması halinde ve söz konusu yasal takip işlemlerinin 30 gün içinde bertaraf edilmemesi halinin Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi bakımından borçlunun temerrüdünü teşkil edeceği de düzenlenmiştir. Bu halde, Çerçeve Sözleşmeye taraf olan alacaklılarla yukarıda belirtmiş olduğumuz usulde görüşmeler yapılırken, bu sözleşmeye taraf olmayan alacaklılar ile de bir uyum içinde olmak gerektiği, aksi takdirde Finansal Yeniden Yapılandırma sürecinden faydalanma imkânının kalmayacağı görülmektedir.

  • Büyük Ölçekli Uygulama kısmında açıklamış olduğumuz;
  • Durumun korunması Süreci Prensipleri
  • Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi İmzalanması ve Şartları.
  • Alacaklı kuruluşların Çerçeve Sözleşmeden veya Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde nasıl bir yol izlenecektir?

Başlıkları Küçük Ölçekli Uygulama için de geçerlidir.

Yukarıda detaylı şekilde açıkladığımız üzere; ülkemiz ekonomisinde 2018 yılından itibaren görülmekte olan ekonomik dalgalanmalardan etkilenen şirketlerin faydalanabileceği Finansal Yeniden Yapılandırma imkanı Büyük Ölçekli Uygulama ve Küçük Ölçekli Uygulama olarak düzenlenmiştir. Mevcut süreçte corona virüs (Covid – 19) salgını nedeniyle de ekonomik olarak etkilenen şirketlerin uzun vadede faydalanabilecekleri bir imkan olması nedeniyle Finansal Yeniden Yapılandırma başvurusunda bulunabilecekleri görüşündeyiz.


Kaynaklar:

[1] https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5411.pdf

[2]https://www.tbb.org.tr/fyy/FYY%C3%87A%20B%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%96l%C3%A7ekli%20Uygulama.pdf

[3]https://www.tbb.org.tr/fyy/FYY%C3%87A%20K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20%C3%96l%C3%A7ekli%20Uygulama.pdf

Benzer Makaleler

2020 Corona Virus (Covid – 19) Salgını İle Birlikte Getirilen Finansal Düzenlemeler Ve Destek Paketleri
2020 Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile Getirilen Düzenlemenin Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Açısından Değerlendirilmesi