Articles

Estetik Ameliyatlarda Vaat Edilen Sonuç Ortaya Çıkmazsa Hekime Karşı Dava Açılabilir Mi?

2018, Av. Gökçe ÖZÜTOK

Estetik Ameliyatlarda Vaat Edilen Sonuç Ortaya Çıkmazsa Hekime Karşı Dava Açılabilir Mi?

Estetik ameliyatlar, kimi zaman dış görünüşünden memnun olmayan kişiler tarafından talep edilirken, kimi zaman da sağlık problemleri olan kişilerce talep edilmektedir. Bu nedenle, hekimin müdahalesi kaçınılmaz olabileceği gibi, talebe bağlı bir şekilde keyfi olarak da yapılabilmektedir. Müdahalenin tedavi amaçlı mı yapıldığı, estetik kaygılarla mı yapıldığı hekimin hukuki ve cezai sorumluluğunun doğması açısından farklılık yarattığından önem arz etmektedir. Örneğin; kişinin burnu doğuştan ya da sonradan aldığı bir darbeyle nefes almasını zorlaştıracak bir halde olduğu için tedavi maksatlı olarak düzeltilmesi gerekebilecekken, kişi burnunu yeterince estetik bulmadığı için bir değişiklik de yapmak isteyebilir.

Estetik Operasyonların Hukuki Niteliği Nedir?

Hekim ile hasta arasında kurulan ilişkinin hukuki niteliği öğretide tartışmalı olmakla beraber; genel olarak hasta ile hekim arasında vekâlet ilişkisinin kurulduğu kabul edilmektedir. Yargıtay, süregelen içtihatlarında tedavi amaçlı yapılan operasyonlarda ve diğer işlemlerde kurulan ilişkiyi vekâlet ilişkisi olarak kabul etmekte; kararlarında hekim-hasta ilişkisini, avukat- müvekkil arasında kurulan ilişkiye benzeterek güven ilişkisinin varlığına vurgu yapmaktadır. Ancak, tedavi amacı taşımayıp estetik amaçlı yapılan operasyonlar nedeniyle taraflar arasında kurulan ilişkinin hukuki niteliği, Yargıtay tarafından vekâlet ilişkisi olarak kabul edilmemekteyken; eser sözleşmesi niteliği taşıdığı süregelen kararlarıyla içtihat edilmiştir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/4953 Esas, 2018/4526 Karar sayılı ve 19.11.2018 tarihli güncel kararı: “Estetik müdahalelerde yüklenici, somut olayda hastane ve hekim hastanın istediği sonucu elde etmesini garanti etmektedir. Plan bölümünde açıkça yapılacak işler ve sonuç garanti edilmektedir. Esasında eser sözleşmesiyle tedavi sözleşmesinin farkı da sonucun garantisiyle ilgilidir. Estetik müdahale sonucu garanti edilen bir sözleşmedir. Diğer yandan yüklenicinin borçları TBK'nın 471. maddesinde düzenlenmiş olup, " (1) Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. (2) Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır." denilmiş olup, yüklenici olan hekimin de bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı da açıklanmıştır.

Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin (hekimin/hastane işleticisinin) sorumluluğundadır.” şeklindedir. Kararda; tedavi amaçlı yapılan ve estetik amaçlı yapılan operasyonların ayrımına gidilmiş, estetik amaçlı operasyonların eser sözleşmesi niteliğinde olduğuna vurgu yapılmış ve estetik operasyonlarda hekimin ne bakımdan sorumlu olduğuna değinilmiştir.

Hekimin Sorumluluğu

Estetik operasyonlar, eser sözleşmesi nitelikleri bakımından ele alındığında başlıca ayrım, bu tür sözleşmelerde bir “sonuç garantisi” verilmesi olacaktır. Zira eser sözleşmelerinde bulunan; bir işin iş sahibi tarafından, başkasına gördürülmesi ve karşılığında bir ücret verilmesi nitelikleri vekâlet sözleşmelerinde de bulunmaktadır. Sonuç garantisi ayrımına dönecek olursak; hekim ile hasta arasında estetik bir operasyon için ilişki kurulurken, operasyon talep eden kişi hekime nasıl bir sonuç istediği belirtir, hekim ise bu sonucu gerçekleştirebileceğini vaat eder. Bu noktadan sonra aralarında ilişki kurulmuş sayılacak ve hekim taahhüt garantisinden sorumlu olacaktır.

Peki bu sorumluluğun bir sınırı yok mudur? Hekim sonuç istenilen gibi olmadığında ne olursa olsun sorumlu mu olacaktır?

Bilindiği gibi; insan üzerinde gerçekleştirilen müdahaleler, somut bir nesneyi değiştirmekten veya meydana getirmekten çok daha karmaşık bir durumdur. Zira her insanın biyolojik yapısı farklı olduğundan, vücutlarının operasyonlara vereceği tepki de bu ölçüde farklı olacaktır. Hekimin buradaki sorumluluğu, ameliyat öncesi aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek, gerekli tetkik ve tahlilleri yaparak hastaya uygun bir süreç yönetimi sağlamak ve istenilen sonuca ulaşılması için gerekli özeni göstermekle sınırlıdır. Hekimin, kendi kusuru veya ihmalinden kaynaklanmayan, kişinin kendisinden kaynaklı beklenmeyen bir etkiden yahut öngörülemeyen bir komplikasyonun ortaya çıkmasından dolayı sorumluluğu olmayacaktır. Ancak, hekimin yeterli bilgilendirmeyi yapmaması, ameliyat sırasında herhangi bir kusuru, ameliyat sonrası süreç ile ilgili hastayı bilgilendirmemesi gibi durumlar sorumluluğuna yol açacaktır. Keza hekimin aydınlatma borcunun ihlali ve özen yükümlülüğünün ihlali oluşmuş olacaktır.

Sorumluluğu Olan Hekime Karşı Hastanın Hakları Nelerdir?

İstenilen sonucu elde edemeyen veya bir zarara uğrayan hasta tarafından, maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği gibi hekimin kusurlu fiilinden kaynaklanan cezai sorumluluğuna da gidilebilecektir. Ancak, belirttiğimiz gibi bu davalarda hekimin sorumluluğunun doğmasının asıl şartı kusurdur ve bu nedenle davanın çeşidine göre kusurun var olmadığı hekim tarafından ya da kusurun varlığı hasta tarafından ispatlanmaya muhtaç olacaktır.

Sonuç olarak, hasta ile hekim arasında kurulan ilişki estetik operasyonlar bakımından eser sözleşmesi niteliği taşımakta, hekim sonuç taahhüdünden sorumlu olmaktadır. Ancak bu sorumluluk, belirli hallerle sınırlı olarak doğacak ve varlığı tespit edildiği halde hastanın tazminat hakkı doğacağı gibi kusurlu hekimin cezai müeyyide ile karşılaşması dahi söz konusu olabilecektir.


Similar Articles

2018 İskânı Alınmayan Ana Gayrimenkulde Kat Malikleri Ortak Giderlerden Sorumlu Mudur?
2018 Alt İşverenlik İlişkisinin Kurulmadığı Hal: İşin Anahtar Teslimi Şeklinde Bir Başkasına Devredilmesi